Skip to content

2013 in review

The WordPress.com stats helper monkeys prepared a 2013 annual report for this blog.

Here’s an excerpt:

The concert hall at the Sydney Opera House holds 2,700 people. This blog was viewed about 12,000 times in 2013. If it were a concert at Sydney Opera House, it would take about 4 sold-out performances for that many people to see it.

Click here to see the complete report.

TAG-Türkiye Bülteni / TAG-Turkey Newsletter

TAG toplantısının düzenlenmesinin ardından TAG-Türkiye’nin ilk bülteni yayınlandı. Toplantıya katılamayıp ‘neler konuşuldu?‘ diye merak edenler için hem Türkçe hem de İngilizce bültenlerimize buradan erişebilirsiniz.

Türkçe bülteni buradan PDF olarak indirin: TAG-TR Bülten

İngilizce bülten ise ASOR Blog’unda yayınlandı. Lütfen linki tıklayın: http://asorblog.org/?p=5814

For the English TAG-Turkey Newsletter click on the following link: http://asorblog.org/?p=5814

tag sunum1

TAG 2013 – Düşünen İnsanlar ve Arkeoloji (Yazar: Bartu Dinç)

                                                                    Beni küçük ve hakir gören siz büyük adamlar!

Dünyayı yönetmeye başladığınız sürece

Hangi yollarla beslendi politikanız,

İnsanı öldürmek ve ezmekten başka?

Charles de Coster

 TAG-Türkiye Toplantısı tekdüze, ezberci ve dediğim dedik arkeoloji eğitiminin değişebilmesinin görülmesi bağlamında çok önemliydi. Çünkü yapacağız ve edeceğizlerin yerine önümüzdeki senelerden itibaren müfredata eklenecek derslerin müjdelerini aldık. Konuşma aralarındaki en flaş haber buydu.

İlk toplantı olması sebebiyle konuşmaların içerikleri daha geniş tutulmuştu. Yapılan eleştiriler genelinde devlet – akademi arasında olsa da özelinde sistemin kendisine yönelik özeleştiriler de içeriyordu.

TAG-Türkiye Neden Bu Kadar Önemli?

Daha önce yapılmayanı yapıp arkeoloji ile ilgilenenleri akademik unvan, yaş, cinsiyet ayırmadan eşitlikçi bir bakış açısı ile dinlediği için çok önemliydi. Günümüzde insanların iletişim eksikliğinden kaynaklı problemleri varken İzmir’de son derece anlayışlı insanlar bütünü vardı. Bana göre en önemlisi her ne olursa olsun birbirini dinlemeye tahammülü olan insanlar bir aradaydı. Bunun örneğini toplantının kahve molalarında bolca görme fırsatımız oldu. Son derece samimi bir ortam vardı.

Konuşmalarda en büyük sorunlar başlıklar halinde anlatılırken en gediğine oturan konuşmalar devlet eksenli ve merkeziyetçi, tekdüze anlayışa karşı yapılan eleştirilerdi. Değişimin şart olduğu vurgusu yapıldı. Ancak bu değişimin sistemin kendisinin koyduğu kuralları değiştirerek değil, yıkarak olabileceğinden yana bir görüşü benimsiyorum.

Sorunlar tartışılırken acaba benim başıma bir iş gelir mi kaygısı güdülmeden yapılan konuşmalar, sorunların çözüme kavuşacağına dair umudun var olduğunu gösterdi.

Genelde herkesin dikkatini çeken, herkesin haberdar olduğu gerçekleri sadece bu kadar insan tarafından dile getiriliyor olması arkeolojinin içindeki bazı akademisyenlerin hocalarından devraldığı elitist tavırları devam ettirdiğinin en büyük kanıtı olsa gerek. Söyleyeceği sözü olup da söylemeyen insanlar en az o elitist akademisyenler kadar suçludur.

Öğrencilere Çağrı

Öğrencinin –lisans, yüksek lisans ya da doktora- dertlerinin aslında küçümsenmeyecek bir boyutta olduğu ortadayken harekete geçmeyen arkadaşlarımıza buradan çağrı yapıyorum. Burada düşünceleriniz önemli. Burada insanlar sizleri dinliyor. Burada insanlar sizin dünya görüşlerinize, arkeolojiye dair fikirlerinize değer veriyor. Hatta ve hatta öğrenciler TAG Ulusal Komitesi’nde yer alabiliyor.

Eğer ki tekdüze gidişattan, kazı pratiğinin değil de arazi ameleliğini yapmaktan sıkıldıysanız SES verin. Turizm odaklı arkeoloji anlayışı, kazı başkanı tekelinde kazı pratiği, devletin kanatları altında bir arkeoloji istemiyorsanız ses verin.

TAG-Türkiye Ulusal Komitesi Seçildi!

İlk Tag-Türkiye toplanstısnın amaçlarından biri de Türkiye’de TAG’ın devamlılığını sağlayacak bir ulusal komitenin seçiminin gerçekleştirilmesiydi. İki günün sonunda 13 kişilik aday listesinden 6 kişilik ulusal komite ve komite içindeki lisans öğrenci temsilcisi seçildi. Salondaki herkesin katıldığı oylama kapalı olarak gerçekleşti ve en çok oyu alan 6 aday ulusal komitede yer almaya hak kazandı.

TAG-Türkiye’nin ilk ulusal komitesinde şu kişiler yer almaktadır:

-Güneş Duru (İstanbul Üniversitesi/World Archaeological Congress)

-Çiler Çilingiroğlu (Ege Üniversitesi)

-Özlem Çevik (Trakya Üniversitesi)

-Elif Koparal (Hitit Üniversitesi)

-Ahmet Uhri (9 Eylül Üniversitesi)

-Kenan Eren (Mimar Sinan Üniversitesi)

-Coşkun Sivil (öğrenci temsilcisi) (Trakya Üniversitesi)

 

Geride Kalan TAG-Türkiye Toplantısı: ‘Ben’den ‘BİZ’e…

9-10 Mayıs tarihlerinde hummalı hazırlıklar nihayetine ulaştı. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin Sergi Salonu’na yurtdışından ve yurtiçinden 50’den fazla katılımcı bildirilerini sunmak için geldiler. İki tam boyunca arkeolojinin binbir sorunu üzerine konuşuldu ve tartışıldı. Farklı uzmanlık dallarından ve farklı kurumlardan 150’yi aşkın insan aynı meseleler üzerine fikir paylaşımında bulundu. Ortak sorunlar dillendirildi, farklı grupların sorunları üzerinde duruldu. Toplantı sonunda bir çok insan bunun çok olumlu bir adım olduğunu bildirdiler, bir başlangıç da olsa arkeolojide eleştirel düşünmeye ve kuramsal yaklaşımlara acilen ihtiyaç olduğunu dile getirdiler. En çok öğrenciler kendilerine eşitlikçi ve özgür bir ortamda söz verilmesinden memnuniyetlerini dile getirdiler.

DSC_4745

Aşağıda Trakya Üniversitesi Lisans Öğrencisi Coşkun Sivil’in TAG-Türkiye toplantısı ile ilgili kaleme aldığı yazıyı okumanızı tavsiye ederim:

‘Ben’ den  ‘BİZ’ e…

Yaklaşık kırk  yıllık bir mazisi olan Teorik Arkeoloji Grubu’nun Türkiye’deki ilk toplantısı, Türkiye Arkeolojisinin asırlık sorun birikmişliğinin bir tür boşaltılması niteliğinde gerçekleşti.  Sunumlar dahilinde her başlık, farklı sorunları deşifre etti. Dün ve bugün ağırlıkta olmak üzere arkeolojinin yarını da tartışıldı. Hem öğrenci hem akademisyen cephesinde bir çok sorunda ortaklaşıldığını gördük. Ele alınan konular arasında; çarpık kadrolaşma, hoca – öğrenci ilişkisinde akademik kendileşme  ve arkeoloji eğitiminin sosyal bilim teorileriyle ne kadar beslenebildiği ve teori üretmedeki yeterliliği ilgi çekici konular oldu. Konuşmalarda otorite sorgulamaları yapıldı. Hem akademi içerisinde, hem de devlet bilim ilişkisinde anti-otoriter talepler yükseldi. Öğrenci profilinin niteliği sorgulandı. Yabancı dil eksikliğinin evrensel entegrasyonu engellediği hatırlatıldı. Fakat aynı sorgulama akademi cephesi için de yapılabilirdi. Aynı kaynakların Türkçeye çevrilmesi öğrencileri aydınlatacaktır. Bu misyon ancak yabancı dile hakim akademisyen ve öğrencilere düşer. Bunların ötesinde bazen de arkeolojinin varlığının kendisi sorgulandı. Nasıl toplumsallaşabileceği konuşuldu. İçerik yönünden çok sesli ve sorun merkezli iki gün yaşandı.

Teori önündeki sorunlar öyle büyük ki, bu sorunlar çözümlerin önüne geçti. Bariz sorunlar karşısında zaman zaman tekrara düşüldü, zaman zaman fikir ayrılığına. Fakat tüm bunlar çözüm ve dönüşümün ilk safhasıdır. İkinci günün sonunda hissedilen çözüme dair öneri yetersizliği hissinin, bu sürecin yeni yeni başlıyor olmasıyla ilgili olduğu söylenebilir. Bunlar yapılırken, eleştiri yanında özeleştiri üzerinde durulmaması tek taraflı yaklaşıma neden olabilir. Yine de konuşulan öneriler oldukça cazipti; devletle olan ilişkinin kesilmesi, ulus devlet ideolojisine bir araç olmaktan sıyrılabilmek, bürokrasi hantallığına dur demek ve her alanda boğan hiyerarşinin hastalıklı yanlarını görmek. Fakat bunların gerçekleşmesi aynı zamanda ünvanların ödün vermesi diğerlerinin de özgürleşmesi  demektir. Bu da cesaret ve samimiyet gerektirir. Sosyal teori eksikliği eleştirilirken biz de sosyal yaşamın sınıfsal gerçeklerinden kopuk düşünmezsek hem içte hem de toplumsal bütünlük sağlanabilir. Tüm bunlar düşünüldüğünde  bilimi özgürleştirme yolunda konuşulan bu konular şu an için reformist bir yaklaşımın ilerisine geçti.  Heyecan verici bu radikal söylemlerin yumuşamadan ve kararlılıkla eyleme dökülmesi ise bir özgürlük alanı yaratabilir. Eğer gerçekten herkes bunları samimi olarak istiyorsa ve birlikte harekete hazırsa, arkeoloji içinde her düzeyden destek gelecektir. Yapılacak olanlar başkalarına da örnek teşkil edebilir.  İvmeli başlayan bu süreçte herkesin yapabilecekleri var.

Artık gerek tarihsel bilimsel özgürleşme hareketlerinden çıkarımlar  gerekse dayanışma örgütlenmeleri iki gün boyunca konuşulanların tekrar gündeme gelmeyecek şekilde sonlanmasını sağlayabilir. Bazı eleştirilerde neden- sonuç bağlamında hissedilen eksiklik bu tartışmaların daha geniş katılımla gerçekleşmesiyle aşılabilir. Etken ve edilgen her sonuçta pay sahibidir. Üzerinde durulmayan bir konu da; bir çok sonucun, arkeolojinin mevcut dünya düzeninden ayrı bir yerde duramamasından ve duramayacağından  kaynaklanıyor olmasının vurgusudur. Hepimizi şekillendiren bir dış ortam var ve bu ortamın etkilerinden burjuva bireyciliği ve rekabet algısı bizleri ayrıştırıp bir arada hareket etmekten uzaklaştırıyor. Dolayısıyla kaçınılmaz olarak bu gündemler oluşuyor. Samimiyet yakalanır ve ivme hızlanırsa güzel şeyler olacak. Lisanstan akademiye bu sorunlar aşılırsa yaratıcı zekanın yaratıcı üretimlerini konuşabiliriz. Bizleri korkutan ise; bu söylemlerin otoriteler karşısında yumuşaması ya da bu düzeydeki hallerinin tekrara düşerek sıradanlaşması ve etkisini yitirmesi. Bundan sonra her şeyi açıklıkla konuşarak, ‘Ben’i bir yana bırakıp, ‘BİZ’ için harekete geçebiliriz.

TAG Türkiye ve Chicago Ortak Blogla Yayın Yapacak

Bu sene iki TAG toplantısı farklı kıtalarda eşzamanlı olarak yapılacak. TAG’ın Türkiye ayağı 9-10 Mayıs, Chicago’nunki ise 9-11 Mayıs tarihlerinde yapıldığı için iki TAG arasında bir bağlantı kurmak istedik. Saat farkından dolayı ortak etkinlikler düzenlemek mümkün olmasa da, ortak bir çevrimiçi platform sayesinde her iki toplantıdaki tartışmaları, hikayeleri ve etkinlikleri paylaşmanın iyi bir fikir olacağına karar verdik. Böylece iki TAG ekibi olarak ortak bir blog oluşturduk. Toplantı sırasında gönüllü katılımcılar bloga kayıtlar girecekler.

Böylece hem Amerika’daki ve Türkiye’deki TAG toplantılarına katılanlar farklı TAG’lerde neler oluyor takip edebilecek, hem de toplantılara katılamayanlar uzaktan toplantıda konuşulan konuları ve yapılan tartışmaları takip etme imkanını bulacak.

Ortak blogun adresi: http://tag2013.wordpress.com

Chicago’daki TAG toplantısının websitesine buradan ulaşabilirsiniz: http://tag2013.uchicago.edu/

 

staircase4

 

Aktüel Arkeoloji ile Ortak Karikatür Sergisi Düzenliyoruz!

9-10 Mayıs tarihlerinde Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sergi Salonu’nda gerçekleşecek olan TAG-Türkiye toplantısının yan etkinliği olarak Aktüel Arkeoloji Dergisi’nin katkılarıyla arkeoloji temalı bir sergi düzenliyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Aktüel Arkeoloji tarafından düzenlenmiş olan arkeoloji temalı sergi ‘Born in Anatolia – Being an Anatolian’ adlı sergiden seçilmiş karikatürler TAG-Türkiye tarafından iki gün boyunca sergilenecek. karikatür

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 34 other followers