Skip to content

Ana Temalar/Main Themes

TAG-Türkiye İzmir toplantısı için 6 ana konu başlığı belirlenmiştir:

1. Türkiye Arkeolojisinde Kuramın Yeri – The Place of Theory in Turkish Archaeology

2. Devlet Politikaları ve Arkeoloji – State Politics and Archaeology

3. Arkeoloji Eğitimi ve Sorunları – Archaeology Education and Its Problems

4. Tarihsel Bağlamında Türkiye Arkeolojisi – Archaeology in Turkey in Historical Context

5. Toplum ve Arkeoloji İlişkisi – Archaeology and Society

6. Arkeolojik Sorunlara Kuramsal Yaklaşımlar – Theoretical Approaches to Archaeological Problems

Konu Açıklamaları:

1. Türkiye Arkeolojisinde Kuramın Yeri – The Place of Theory in Turkish Archaeology

Arkeoloji, her ne kadar antikacılık temelinde ortaya çıkmış olsa da, 19. yüzyılın sonundan itibaren özellikle kültür-tarihçiliği alanında yoğun olarak bilgi üreten bir bilim dalı haline gelmiştir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise, arkeologlar, insan etkinlikleri ve davranışlarına dair cevaplamaya çalıştıkları sorular için antropoloji, coğrafya, matematik ve ekonomi gibi farklı disiplinler içinden çıkan kuramlar ile bunlar çerçevesinde geliştirilen yöntemleri kendi araştırmalarına uygulamaya başlamıştır. Bütün bu tartışmaların çerçevesini oluşturan kuram fikri, Anglo-Sakson ve Kuzey Amerika arkeolojik eğitim ve araştırma geleneğinin bir uzantısı olarak Türkiye arkeolojisinde çok kısıtlı bir etki yaratabilmiştir. Uzun yıllardır kültür-tarihçiliği çerçevesinde üretilen arkeolojik bilgi belli kalıplar dışına çıkmakta zorlanmaktadır. Yeni Arkeoloji (New Archaeology) ve Art-Süreçselci Arkeoloji (Post-Processualist) akımlarının etkileri ne arazideki pratiklere ne de akademik yayınların içeriğine etkin bir biçimde yansıma şansı bulamamıştır. Sözgelimi, Art-Süreçselci Arkeoloji (Post-Processualist) arkeoloji akımının en önemli temsilcisi Ian Hodder’ın ülkemizde yıllardır kazı yürüttüğü göz önüne alındığında, bu etkinin çok sınırlı kalmış olması oldukça düşündürücüdür. Buna ek olarak, özellikle çeviri metinlerde yabancı kavramlarla dolu olan kuramın dili,  kuramın kullanımını ve algılanışını olumsuz olarak etkilemekte, arazi pratiğine kuramsal bakış açısından beslenen metodolojilerin eklemlenmesini engellemektedir.

Sonuç olarak, Türkiye arkeolojisinde kuramın yeri, kuramsal arkeolojiyi benimseyip çalışmalarına yansıtanların, sözkonusu kuramların gereklerini ne kadar özümsemiş durumda oldukları ve uygulamada bunların hangi ölçüde hayata geçtiği tartışılması gereken konular arasında sıralanabilir. Arkeolojide kuramın yeri, gerekliliği, arkeolojinin kendine özgü kuramları üretimi ve bunların diğer disiplinler tarafından hangi ölçekte benimsendiği Türkiye’de arkeolojik araştırmaların niteliğinin anlaşılması için gereklidir. TAG-Türkiye, ‘Türkiye Arkeolojisinde Kuramın Yeri’ başlığı altında kuramı çok yönlü ve farklı bakış açılarıyla değerlendirecek, kuram eğitimi için ortak bir yol haritası belirlemek isteyen bildirilere açıktır.

2. Devlet Politikaları ve Arkeoloji – State Politics and Archaeology

Arkeoloji tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de genel siyasi konjünktürün yarattığı ortamdan ayrı düşünülemez. Görevi maddi kültür öğelerini temel alarak insanlık geçmişini kurgulamak ve bir anlamda yaratmak olan arkeolojinin devlet ideolojisi bağlamında arkeolojiyi araç olarak kullanması kaçınılmazdır. Devlet kurumları bir yandan “Anadolu Uygarlığın Beşiği” kalıbı içinde arkeolojiyi bir gelir kaynağı ve prestij aracı olarak kullanırken, diğer yandan kendi ideolojisi bağlamında arkeolojinin kuram ve yöntemlerini şekillendirmeye gayret etmiş ve etmektedir. Nihayetinde arkeoloji projeleri devlet adına ve temelde devlet bütçesi ile yürütülmekte olduklarından bu kaçınılmaz karşılıklı ilişki, her iki bakış noktasından da irdelenmeye ve eleştirilmeye muhtaçtır.

Bugün gelinen noktada, arazi projesi yürütücülerinin üzerindeki artan bürokratik baskılar, devlet kurumlarının kazıları denetim altında tutmaya yönelik uygulamaları ve ‘bakanlık temsilcileri’nin kişiden kişiye değişiklik gösteren, keyfi uygulamaları arkeoloji pratiğini son derece olumsuz etkilemektedir. Diğer yandan, yabancı kazılara karşı geliştirilen olumsuz tavır, zorunlu kılınan ‘Türk kazı başkanı yardımcılığı’ uygulaması ve yabancı kazı izinlerinin bir çeşit dış politika aracına dönüştürülmüş olması arkeolojinin bu ülkedeki gelişimine ket vuran ve bilimin evrenselliği ilkesine aykırı uygulamalardır.

İktidar İdeoloji-Bakanlık-Kazı/Yüzey Araştırması Başkanı hiyerarşisi dışında KUDEB, Koruma Kurulları, Yerel Yönetimler gibi yan aktörlerin rolü ve katkısı özellikle bürokratik çözüm üretmek bağlamında tartışılmalıdır. Arkeolojik sitlerin belirlenmesi, derecelendirilmesi ve korunması aşamasında ve kamusallaştırma süreçlerinde koruma kurullarının ve müzelerle ortak yürütülen kurtarma kazılarının rolü ve katkısı yeniden değerlendirilmelidir.

3. Arkeoloji Eğitimi ve Sorunları – Archaeology Education and Its Problems

Arkeoloji eğitimi, genellikle arkeolojik verinin klasik materyal tanıtımı üzerine yoğunlaşan ve bu bakış tarzı üzerinden değişmez genel geçer bir tanımlama kanunu ile belirlenen bir yapı üzerine kuruludur. Bu yapının sorunsal pozitivist mantığı, dünyada değişen ve gelişen arkeolojik yaklaşımları bir şekilde görmezden gelir ya da tamamen reddeder. Bu nedenle, teknolojik gelişmeler ve kuramsal bakış açısı üzerinden şekillenen yeni arkeolojik yaklaşımlar, arkeoloji eğitimi içerisinde kendisine gerektiği ölçüde yer bulamamaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak, bu eğitim sistemi üzerinden mezun olan öğrenciler, arkeoloji içinde var olan değişim ve gelişimlere kapalı bir tavır takınarak, kemikleşmiş bir sorunsal yapıyı kariyeri boyunca taşır. Özellikle devlet üniversite geleneğindeki, bölüm içi gruplaşmalar, akademik kendileşmenin (academic inbreeding) çok yaygın oluşu, arkeologların belli dönem ve coğrafi bölgeleri ‘parselleme’ eğilimi arkeoloji camiasında nesilden nesile aktrarılan çarpık bir yapıya yol açmakta ve bu sorunlar arkeoloji eğitimine yansımaktadır. Bu temel üzerinden şekillenen oturum, Türkiye’de var olan sorunsal arkeolojik eğitimi, bu eğitimin gelişen teknolojik ve kuramsal yaklaşımlardan uzak durmasını ve bu eğitimin bir sonucu olarak mezun arkeologların istihdam sorununu tartışacaktır.

4. Tarihsel Bağlamında Türkiye Arkeolojisi – Archaeology in Turkey in Historical Context

Bu başlık altındaki oturum ve bildiriler, arkeolojinin bir disiplin olarak Türkiye’de ortaya çıkışından 2000’lerin başına kadar olan tarihsel süreci farklı yönleriyle ele alacaktır. Osmanlı Dönemi’nde geçmiş algısı ve araştırmaları ile başlayan Türkiye arkeolojisi; değişen siyasi, ekonomik ve toplumsal  bağlamlar çerçevesinde tarihsel olarak analiz edilebilir. Türkiye arkeolojisinin geçirdiği belli başlı aşamalar sözkonusudur. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş evresinde arkeolojinin bir ulus-devlet oluşturma projesinin yapıtaşı olarak araçsallaştırıldığı görülür. Diğer yandan, bir çok Türk bilim insanı Batı yüksek öğrenim kurumlarına araştırma yapmak için gönderilirken; bir çok yabancı bilim insanı da Türkiye’de arkeoloji kürsüleri kurarlar.

20. yüzyıl küresel anlamda bir çok önemli tarihsel dönüm noktalarına sahiptir. Soğuk Savaş Dönemi, ’68 olayları ve ’78 işçi ve öğrenci hareketleri Türkiye’deki arkeoloji pratiği üzerinde nasıl etkiler bıraktı? 1980’lerden itibaren yaşanan toplumsal ve ekonomik dönüşümlere Türkiye arkeolojisi herhangi bir tepki vermiş midir?  Bu dönemlerdeki kazılar, baraj projeleri, kazı raporları veya arkeologların anılarından yola çıkarak arkeoloji ortamına dair çıkarımlarda bulunmak mümkün gözükmektedir. Arkeolojiyi, tarihsel bağlamında mercek altına almak Türkiye arkeolojisinin daha önce farkına varmadığımız yönlerini ortaya sererken, bugünü anlamaya da katkıda bulunacaktır.

5. Toplum ve Arkeoloji İlişkisi – Archaeology and Society

Arkeologlar toplumun gözünde genellikle tarlasına, arazisine sit değeri biçip el koyacak birisi olarak algılanır. Bunun yanı sıra ‘mezar kazıcı’, ‘defineci’ gibi sıfatlarla tanımlanan arkeologlara biraz daha terbiyeli biçimde ‘kazıcı’ dendiği de olur. Kısacası toplumun çoğunluğunun gözünde pek de tekin kişiler değildir arkeologlar. Bu algıda haklılık payı da vardır. Zira devletin araç olarak kullandığı koruma kurulları yoluyla yapılan kamulaştırma süreçlerinde ister istemez yer alan arkeologlar bu algıyı yıkmak için çok uzun süre bir şey yapmamış, hatta halktan kopuk ve ona tepeden bakan elitist bir anlayış arkeoloji camiasına çok uzun süre hakim olmuştur. Bu noktada arkeologlar kendi bilimini ve mesleğini topluma nasıl anlatmalıdır ya da kendini ifade ederken kullanacağı araçlar neler olmalı ve bu araçlar nasıl kullanılmalıdır? sorularına yanıt vermek gereklidir. Ayrıca, arkeolog çarpık kentleşme karşısında savaşan, kültürel mirası ne pahasına olursa olsun koruyan bir Don Quichotte kimliğine bürünmeli midir? Bu ve benzeri sorulara yanıt verebilecek nitelikte olan bildirilerle; kendini ve mesleğini tanımak/tanıtmak, yaptığı bilimi en iyi şekilde topluma anlatabilmek için arkeolojinin verilerini çarpıtmadan ama anlaşılır bir dille anlatmanın yöntemlerini irdeleyen, bu konuda yapılacak önerileri ya da daha önce gerçekleştirilmiş uygulama örneklerini inceleyen bildiriler, ‘Toplum ve Arkeoloji İlişkisi‘ başlığı altında değerlendirilecektir.

6. Arkeolojik Sorunlara Kuramsal Yaklaşımlar – Theoretical Approaches to Archaeological Problems

Bu ana başlık altında arkeolojik sorunlara kuramsal yaklaşımlar kullanarak nasıl çözümler üretildiğine dair örnek çalışmalar yer alacaktır. Geçmiş toplumlara dair arkeolojinin yanıtlamaya çalıştığı önemli konular somut örnek çalışmalarla ve kuramın nasıl dahil edildiğine dair açıklamalarla zenginleştirilebilir. Hominidlerin dünyaya yayılışı, yiyecek üretimciliğinin ortaya çıkışı, kentleşme süreçleri, sosyal eşitsizliğin ortaya çıkışı, uzak mesafeli ticaret gibi arkeolojinin ilgilendiği insanlık tarihinin en temel değişim ve dönüşümleri ele alınırken hangi kuramsal ve metodolojik yaklaşımlar kullanılabileceğine dair sunumlar bu ana başlık altında değerlendirilecektir.

Leave a Comment

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: